top of page

Öz-Şefkat: Kendi Kendimize Duyduğumuz Şefkat

3 Eyl
2 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 6 gün önce

Şefkat de diğer her şey gibi “öz” de başlar… İngilizce’deki “self-compassion” kavramı Türkçe’ye öz-anlayış, öz-duyarlık, öz-şefkat gibi farklı şekillerde çevrilmiş ve çeşitli araştırmacılar tarafından bu farklı sözcüklerle anlatılmıştır. Ancak özünde hepsi benzer şeyleri ifade etmektedir.  Peki nedir kendine karşı anlayışlı, duyarlı, şefkatli olmak?


öz-şefkat

Genel olarak kişinin zor zamanlarda, hata yaptığı durumlarda, sıkıntı yaşadığında ya da zayıf anlarında kendisine karşı duygusal anlamda destekleyici ve anlayışlı olmasını içerir. Kendimize karşı duyarlı olmak, sevdiklerimiz zor zamanlardan geçerken onlara gösterdiğimiz ilgi, destek ve nezaketin benzerini gerektiğinde kendimize de gösterebilmektir.


Germer’e göre şefkatli olma deneyimi, duygusal rahatsızlığa karşı direnme eğiliminden vazgeçmektir. Bir kişiyi, acıyı veya acıya olan kendi tepkilerimizi kabul etmektir.


Bizim kültürümüzde ailemize, arkadaşlarımıza ve komşularımıza karşı nazik olmaya büyük önem verilir. Ancak kendimize karşı nazik olmak aklımıza bile gelmeyebilir. Bir hata yaptığımızda ya da bir şekilde yanıldığımızda, kendi başımızı okşamak ve kendimize sarılmak yerine, kendimize bir tokat da biz atarız. Büyük olasılıkla, bu şekilde kendimizi teselli etme düşüncesi bile saçma görünür. Ve sorunlar bizim kontrolümüz dışındaki güçlerden kaynaklanıyor olsa bile, öz-şefkat kültürel olarak değerli bir yanıt değildir.  Biz hep güçlü bireylerin kendi acılarına karşı kayıtsız ve sessiz olması gerektiği mesajını aldık. Maalesef bu tutum, hayatın zorluklarıyla uğraşırken en güçlü başa çıkma mekanizmamızı kullanmamızı engellemiştir.


Öz-şefkat…

Öz-şefkat…

Hatalarımız da dahil olmak üzere durumu daha açık görebilmektir. Bu, dengeli bir bakış açısı ve mindful bir gözlem gerektirir.

Hatalarımızı, zayıflıklarımızı yok saymak ya da kendimizi üstün görmek değildir. 

Acıların, zorlayıcı durumların, hataların ve yetersizliklerin insan olmanın bir parçası olduğunu bilmektir, çünkü herkes bunları deneyimler.

Kendi kendine acıma da, diğerler insanların da benzer problemlere sahip olduğunu unutma eğiliminde olabiliriz. Bu yüzden kendi kendine acımak değildir.

Özel ya da daha üstün olduğumuz için değil, yalnızca insan olduğumuz için kendimize nezaketle yaklaşmaktır.

Kendimizi olumlu ya da olumsuz olarak yargılamamak ya da kendimizi diğerlerinden üstün ya da alçak görmek değildir. 

Bize zarar veren davranışları değiştirmeye ya da düzeltmeye yönelik yapıcı bir çabadır.

Tembel veya keyfine düşkün olmak değildir. 


Prof. Dr. Zümra ATALAY'ın "Şefkat : Zorlayıcı Duygu ve Durumlarla Yaşayabilme Sanatı" adlı kitabından alınmıştır.

Yorumlar


bottom of page