top of page

2026’ya Girerken: Yaşamın Tadı, Kıvrımlarında Saklıdır

  • 13 dakika önce
  • 4 dakikada okunur

Yeni bir yıla girerken çoğumuz benzer cümleler kurarız: daha disiplinli olacağım, daha üretken olacağım, daha iyi hissedeceğim, spora başlayacağım. Bu cümlelerin niyeti iyi olsa da, çoğu zaman altlarında görünmez bir baskı taşırlar. Yetmediğimiz, geride kaldığımız ya da daha fazlasını yapmamız gerektiği duygusu bu hedeflere eşlik eder. Üstelik bu hedefler çoğunlukla sonuç odaklıdır; bir noktaya ulaşmayı, bir şeyi başarmayı ya da belirli bir hâle gelmeyi işaret eder. Bu da sanki şu an olduğumuz hâl yeterli değilmiş ve ancak hedeflere ulaşıldığında “iyi” olunabilirmiş gibi bir sıkışma yaratır.


yeni yıl ağaç

Mindful niyetler ise sürece yöneliktir. Kendimize ve başkalarına nasıl yaklaşmak istediğimizi hatırlatır. Bu nedenle mindful niyetler baskıdan çok açıklık, zorlamadan çok merak, mükemmeliyetten çok olduğu hâliyle temas etmeyi içerir.


Son yıllarda pek çoğumuz benzer bir yerden zorlandığımızı fark ediyoruz. Bu zorlanma çoğu zaman yetenek ya da çabayla ilgili bir eksiklikten değil; durmakta, dikkati toparlamakta ve olup bitenle temas hâlinde kalmakta zorlanmaktan kaynaklanıyor. Zihnimiz gün boyu uyarılıyor, dikkatimiz sürekli başka yerlere çekiliyor. Günler hızla akıyor, ilişkiler yoğunlaşıyor ama yaşananların içinde gerçekten kalmak giderek zorlaşıyor. Bu hızın içinde hem kendimize hem de başkalarına karşı daha sabırsız olabildiğimizi fark ediyoruz.


Belki de bu yüzden bugün en çok ihtiyaç duyduğumuz becerilerden biri odaklanabilmek. Odaklanmak yalnızca bir işe uzun süre bakabilmek değildir; bulunduğumuz anın içinde gerçekten kalabilmek, neredeysek orada olabilmektir. Bir düşünce ya da duygu ortaya çıktığında onu hemen düzeltmeye çalışmadan fark edebilmek, biriyle konuşurken zihnin başka yerlere gittiğini fark edip yeniden sohbete dönebilmektir. Dikkatin dağılması bir sorun değildir; insan zihninin doğal eğilimidir. Asıl mesele, dağıldığını fark edebilmek ve her fark edişte kendimizi nazikçe ana geri davet edebilmektir.


Dikkat toparlanmaya başladığında, yaşamla temas da derinleşir. Bu temasın içinde şükran da bir yer bulur. Günümüz hızlı ve kolay erişilebilir dünyasında, hali hazırda elimizde olanları, "sıradan" anları, "rutin" leri "zaten var" "olması gereken bu" diye ele alıyor olabiliriz. Halbuki yaşamın tadı, kıvrımlarında saklıdır. Bununla birlikte şükran, yalnızca hoş olana odaklanmak ya da zor olanı görmezden gelmek değildir. Şükran, yaşamın bütününe ve bu bütünlüğü oluşturan anların her birine yöneliktir; hem tamamına hem de her bir anına temas edebilmeyi içerir. Zorlayıcı olanları da yanımızda tutarken, hoş olana da yüzümüzü dönebilmek. Şükran, bir mucize olmasını beklemek yerine, yaşamın kendisini bir hediye gibi ele alabilmeyi mümkün kılar.


Çağımızdaki bir diğer önemli beceri ise, nezaket. Bugün nezaketi çoğu zaman yüzeysel bir dil, otomatik bir incelik ya da sosyal bir gereklilik gibi ele alıyoruz. Acelecilik, performans odaklı yaşadıkça ve yetişme hâli arttıkça, nezaket en çok unuttuğumuz şeylerden biri hâline geliyor. Kendimize karşı olduğu kadar başkalarına karşı da… Nezaket burada, içten gelen bir yönelişi ifade eder. Kendimize zorlandığımız anlarda biraz daha anlayışla yaklaşabilmeyi, başkalarının deneyimini gerçekten görebilmeyi, aceleyle geçip gitmek yerine durup temas edebilmeyi içerir. Bir jestten ya da doğru kelimeleri seçmekten çok, niyetle ilgilidir. İçten sunulmadığında bir dil servisine dönüşen nezaket, temas olduğunda ise yaşama biçimini geliştiren bir güç hâline gelir.

 

Özetle,

Dikkatimizle neredeysek orada olabileceğimiz, şükran hissi ile yaşamın tadını kıvrımlarında görebileceğimiz, nezaketle yaklaşabileceğimiz, serin bir baş ve sıcak bir kalp ile geçireceğimiz 2026 diliyorum...


Ve eğitimlerde de hep değindiğim Huzur Duası (Serenity Prayer) olarak geçen dileği de tekrarlamak istiyorum; “Değiştirilmesi gerekenleri değiştirme cesaretini, değiştirilemeyen şeyleri kabul etmeyi ve birini diğerinden ayırt etme bilgeliğini diliyorum”.


-Prof. Dr. Zümra Atalay


2026 İÇİN EYLEM PLANLARI

Eğer bu yıl odaklanma, stresle ilişki ve içsel denge üzerine daha bilinçli bir şekilde çalışmak istiyorsanız, Mindfulness Temelli Stres Azaltma Programı (MBSR) bu süreç için güçlü bir çerçeve sunar.

MBSR, dikkati eğitmeyi, zor duygularla temas edebilmeyi ve günlük yaşam içinde daha becerikli yanıtlar geliştirmeyi destekler.


Bu niyetle, 10 Şubat başlangıçlı MBSR programını kendiniz için ya da sevdiklerinize hediye olarak alanlar için %10 indirim sunuyoruz.

Bazen en anlamlı hediye bir nesne değil; kişinin kendisiyle kurduğu ilişkiye açılan bir alandır.


 

Sürdürülebilir Destek: Mindoor Mindfulness Uygulaması

Mindfulness’ı gündelik yaşamın içine taşımak ve meditasyon pratiklerini sürdürülebilir kılmak isteyenler için Prof. Dr. Zümra Atalay ortaklığında geliştirilen, tüm içerikleri uzmanlar tarafından hazırlanıp seslendirilen Mindoor Mindfulness Uygulaması hem yetişkin hem de çocuklar için çeşitli pratikler ve rehberli içeriklerle destekleyici bir alan sunar. Kendinize veya sevdiklerinizin ruh sağlığına yatırım yapmak için anlamlı ve deneyimsel bir hediye olabilir.


👉 İndirmek için; https://onelink.to/2wpyht

👉 Sevdiklerinize hediye etmek için; https://www.mindoorapp.com/sevdiklerine-hediye-et

 

 


Uyku, kimileri için güvenli bir liman, kimileri içinse dalgalı ve fırtınalı bir denizde bilinmezliğe yapılan yolculuk gibidir. Bazen huzurun kollarında dinlenirken, bazen de belirsizlikler ve zorluklar içinde çabalayan bir deneyime dönüşebilir. Hepimiz yaşamımızın bir döneminde uykusuzlukla karşılaşırız; bu karşılaşma bazen gelip geçici, bazen de derin ve kalıcı olabilir.  7 Ocak başlangıçlı Prof. Dr. Zümra Atalay ve Prof. Dr. Selçuk Aslan eğitmenliğinde Mindfulness ile Uyku Eğitimi için de yerinizi ayırtmak için son günler. Uykuyla kurulan ilişkiyi yeniden ele almak isteyenler için önemli bir fırsat sunuyor.


👉 Geçen hafta yayınlanan kitaplarına da erişmek için; https://listelerim.hepsiburada.com/paylas/fb3bcb1d-e387-4fec-9c6c-3dbe4e9eef37

 

Çocuklarınız İçin,

Çocuklar için de mindfulness’ı gündelik yaşamın içine taşıyabilecek hem öğretici hem de keyifli kaynaklar mevcut. Prof. Dr. Zümra Atalay tarafından yazılan; Zorbalık, Mükemmeliyetçilik ve Sabırsızlık gibi çocukların sıkça zorlandığı temaları ele alan Mindfulness ile Öğreniyorum serisi; duyguları tanımayı, zorlayıcı deneyimlerle daha becerikli ilişki kurmayı ve farkındalık geliştirmeyi destekleyen bir çerçeve sunar.


Bunun yanı sıra, Çocuklar için Mindfulness kitabı, Mindful Günlüğüm ve Mindfulness Kartlar serisi; çocukların kendi iç dünyalarıyla temas etmelerini destekleyen, birlikte vakit geçirirken de kullanılabilecek keyifli ve anlamlı araçlar olabilir.


👉Mindfulness ile Öğreniyorum Hikaye Kitapları, Çocuklar için Mindfulness Kitabı ve Mindful Günlüğüm-Mindful Kartlar’a ulaşmak için; https://listelerim.hepsiburada.com/paylas/d6caa9ba-e894-4317-8968-0c6056aff262

 

 

Farkındalık dolu bir yıl diliyoruz....


Mindfulness Institute

 
 
 

Yorumlar


bottom of page